İzmir'de Burun Estetiği Ölümü: 23 Yaşındaki Hatice...
Çiğli'deki özel hastanede burun estetiği olan Hatice Öncü hayatını kaybetti. 70 bin TL ödenen ameliyat sonrası uyanamayan genç kızın ailesi şikayetçi.

Çiğli'deki özel bir hastaneye burun estetiği ameliyatı için güle oynaya giren 23 yaşındaki Hatice Öncü, ameliyat masasından bir daha uyanamadı. 22 Nisan Çarşamba günü büyük umutlarla gittiği operasyonun ardından fenalaşan genç kız, hastanenin yoğun bakım servisinde verdiği yaşam mücadelesini kaybetti. İzmir'in kalbinde yaşanan bu trajik olay, sağlık dünyasında ihmal tartışmalarını bir kez daha alevlendirdi.
Çiğli'deki Özel Hastanede Yaşanan Ameliyat Süreci
Hatice Öncü, estetik operasyon için 22 Nisan Çarşamba günü Çiğli ilçesinde faaliyet gösteren özel bir hastaneyi tercih etti. Ameliyatın başladığı saatlerde her şeyin normal göründüğü belirtilirken, operasyonun ilerleyen safhalarında genç kadının aniden fenalaştığı iddia edildi. Saat 16.00 sularında ameliyattan çıkarılan Hatice, bir türlü narkozun etkisinden kurtulup uyanamadı. Hastane yönetimi, durumu kritikleşen genç kızı hemen kendi yoğun bakım servislerinde tedavi altına aldı.
Durumun ciddiyetini koruması ve tıbbi imkanların yetersiz kalması üzerine, 23 Nisan Perşembe günü Hatice Öncü'nün İzmir Şehir Hastanesi'ne nakline karar verildi. Ancak Bayraklı'daki bu tam donanımlı hastanede yapılan tüm müdahaleler, genç kadını hayata döndürmeye yetmedi. Hatice Öncü'nün cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Otopsi sonuçları, genç kızın ölümündeki sır perdesini aralayacak en kritik belge olacak.
Ailenin verdiği bilgilere göre, operasyon için hastaneye tam 70 bin TL ödeme yapıldı. Dede Mehmet Mahsum Kanak, torununun sağlığının yerinde olduğunu ve yürüyerek girdiği hastaneden cenazesinin çıktığını vurguladı. Kanak, "Ameliyattan saat 16.00'da çıkıyor, kız uyanmıyor. Güçleri yetmediği için bir gece orada bırakıyorlar, sonra sevk ediyorlar" diyerek sürecin yönetimindeki aksaklıklara dikkat çekti.
Ailenin İhmal İddiaları ve Narkoz Detayı
Kızının vefatıyla yıkılan anne Remziye Kanak, hastane yetkililerinin kendilerini oyaladığını iddia etti. Anne Kanak, "Güle oynaya girdi o ameliyata. Sapasağlamdı, ayaklarıyla gitti. 'Beyninde ve ciğerlerinde ödem olmuş' dediler ama bir yandan da 'kızınız iyi' diyerek bizi kandırdılar. O hastaneyi kapatsınlar, benim ciğerim yandı, başkasınınki yanmasın" sözleriyle feryat etti. Ailenin en ağır iddialarından biri de hastane veznesiyle ilgili oldu; iddiaya göre Hatice'nin durumuyla ilgilenen aile bireyleri fenalaştığında, hastane yönetimi ödeme yapılmadan müdahale etmeyeceklerini söyledi.
Baba İbrahim Öncü ise ameliyat dosyalarındaki detaylara dikkat çekti. Belgelerde kızının narkozdan uyanamadığına dair bilgilerin yer aldığını öne süren baba Öncü, "Hastaneye gelirken doktorla konuştum, neyi var diye sordum. Bana sevk etmem lazım dedi. O ameliyat anında bir şey olmuş, yanlış bir uygulama yapılmış. Kızım orada entübe edilmiş" dedi. Aile, bu ağır ihmal iddiaları doğrultusunda hem hastane yönetimi hem de ameliyata giren doktorlar hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu.
Ameliyat sürecinde yaşananların sadece tıbbi bir hata değil, aynı zamanda bir iletişim faciası olduğunu savunan aile üyeleri, hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirtti. Özellikle ameliyat sonrası uyanamama halinin neden bu kadar geç fark edildiği ve sevk işleminin neden geciktirildiği, savcılık soruşturmasının ana odak noktasını oluşturacak.
İzmir İl Sağlık Müdürlüğü Soruşturma Başlattı
Olayın kamuoyuna yansımasının ardından İzmir İl Sağlık Müdürlüğü jet hızıyla harekete geçti. Özel hastanedeki ameliyat süreci, anestezi kayıtları ve yoğun bakımda uygulanan tedaviler mercek altına alındı. Müfettişlerin hastanedeki tüm kamera kayıtlarını ve tıbbi dökümanları incelemeye aldığı öğrenildi. İzmir'de estetik operasyonların güvenliği konusunda büyük bir endişe yaratan bu gelişme, bölgedeki diğer özel sağlık kuruluşlarını da mercek altına aldırdı.
Bu vahim olay, özellikle İzmir'in Çiğli, Karşıyaka ve Menemen gibi kuzey aksındaki ilçelerde yaşayan binlerce vatandaşın özel hastanelere olan güvenini sarstı. İzmir gibi sağlık turizminin merkezi olan bir şehirde, 23 yaşındaki bir gencin rutin bir estetik operasyon sonrası hayatını kaybetmesi, sektördeki denetimlerin sıkılaştırılması gerektiğini bir kez daha gösterdi. Adli Tıp'tan gelecek rapor, İzmir'deki sağlık camiası ve genç kızın acılı ailesi tarafından büyük bir titizlikle bekleniyor.
Sık Sorulan Sorular
Hatice Öncü'nün ölüm nedeni resmi olarak açıklandı mı?
Henüz kesin bir resmi rapor yayınlanmamış olsa da ailenin iddialarına göre genç kızın beyninde ve ciğerlerinde ödem oluştuğu belirtilmiştir. Kesin ölüm nedeni, İzmir Adli Tıp Kurumu'nda yapılacak olan detaylı otopsi incelemelerinin ardından hazırlanacak raporla netlik kazanacaktır. Şu anki ilk bulgular narkoz sonrası uyanamama ve organ yetmezliği üzerinde yoğunlaşmaktadır.
Aile hastane hakkında hangi suçlamalarda bulundu?
Hatice Öncü'nün ailesi, hastaneyi ve doktorları tıbbi ihmal, yanlış müdahale ve aileyi yanlış bilgilendirme ile suçlamaktadır. Ayrıca, ameliyat sonrası sevk sürecinin geciktirildiği ve aile bireyleri fenalaştığında hastanenin vezne ödemesi şartı koşarak müdahale etmediği iddiaları da savcılığa sunulan suç duyurusu dilekçesinde yer almaktadır.
Olayla ilgili hangi kurumlar inceleme yürütüyor?
Olayın ardından iki koldan soruşturma başlatılmıştır. Adli boyutta İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı "taksirle ölüme sebebiyet verme" şüphesiyle soruşturma yürütürken, idari boyutta ise İzmir İl Sağlık Müdürlüğü müfettişleri hastanenin tıbbi süreçlerini ve standartlara uygunluğunu denetlemektedir. İnceleme sonuçlarına göre hastaneye yaptırım uygulanması gündeme gelebilir.
Etiketler


