21.10.2020, 19:59

The

‘The’ 
Ingilizce’de biz Türklerin ‘th’ in tıslamasımsı sesi sebebi ile çok net ıskaladığımız bir ‘artizle’ 
Önemli şeylerin başına koyarlar. ‘The Man’ ‘The Day’ ‘The Goal’ ortamda fark yaratan insan, maçı neticelendiren gol , unutulmayan gün gibi. Bir de ilginçliktir, Dünyayı belirleyen saat boylamı ordan mı geçtiğinden bilmem; otoyollarda ’The North’ , ’The South’ ’The West’ gibi tabelalar görürsünüz. Kesin yönler.. Britanyalı için kuzey adasının bittiği yere kadardır dünya da zaten onların etrafında. Buna kızanların aksine ben seven kutuptayım, eski kolonyal yaklaşımlarını, bizde de var çaktırmayın ; herseyin merkezini İstanbul/Türkiye sanan havamız zıplar yabancının gözüne gözüne. 
Konu tabeladan dağılmadan, bu terimleri ve diğer pek çok ülkede de kullanılan trafik işaretlerinin tasarımını , kraliyet ödüllü tasarımcı Margaret Calvert yapmış. Harika ve zamanın ötesinde sadelikte.
’The’ konusuna beni götüren ise; ’The Music’ … 
Bugün , 2000lerde İngiliz otoyollarında çok dinlediğim şarkıların olduğu - Brit Rock - Playlist ile bir yol yaptım. İki on yılı birleştiren şarkıların ortak hissi, enerjiyi ve nabzı tavana vurdurması. Uçarak giderdim daha da genç olmanın, yolun ve hızlı aracın rahatlığıyla; dinleye dinleye. TEM’den  M25a  , M1a  geçtim kafamda yine dinlerken… Hava da mis… bulutlu, serin ve sert yağmur.. tam bizim oralar . 
Bazen de  @pelinperim ile gittiğimi konserleri hatırlattı. Tıkış tıkış tıklım tıklım.. Corona’nın bizden götürdüğü , kim bilir ne zaman geri getireceği, yüksek oktavlı, yüksek enerjili müzik ortamları.. Sakin sakin sosyal mesafeli dinlenmez bazı tür müzik. Tam da onu özledim işte. Olsa da gitsek , hatta ilk hangisi ile risk alırım hayalindeyim. Olmaz ya.. Olursa diye ‘bucket list’ hazır.  Kalabalığın enerjisi, Karşıyakamın tribünü dışında en çok canlı müzikte çıkıyordu.. O kalabalık biri bin yapıyordu. En dijitalleşmesini istemediğim, profesyonel olarak da direkt içinde olduğum eğlence/etkinlik sektörünün en özlenen kısmı.. Yaşadığını notalar ile hissettiğin.. notalarla kalp atışının bir gittiği konserler.
Gelsin yine.. hem tribünde hem konserde çoşalım.  
Bir öneri : Film Müziği : The Pulp / The North’un Endüstri devrimi ile bitmiş şehri ’Sheffield’den’ - Story’de sevdiğim versiyon var. Alfonso Cuaron Dickens’ten uyarladığı ‘Büyük Umutlar’ ‘Great Expectations’ filminden. 


 

Yorumlar (0)
18°
parçalı bulutlu