Ahmet Kural: Mücadele Eden Sağlık Çalışanı anıtı yapıp koyalım

Oyuncu Ahmet Kural, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadelede hayatını kaybeden sağlık çalışanlarıyla ilgili olarak "Onlara saygımızı ve minnettarlığımızı göstermek için büyük kentlerimizin en büyük meydanlarına kaybettiklerimizin isimlerini tek tek altına yazdığımız Mücadele Eden Sağlık Çalışanı anıtı yapıp koyalım" dedi.

MAGAZİN 27.04.2020, 12:26 27.04.2020, 17:10
Ahmet Kural: Mücadele Eden Sağlık Çalışanı anıtı yapıp koyalım

Oyuncu Ahmet Kural, tüm dünya ile birlikte Türkiye'yi de etkisi altına alan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının etkileriyle ilgili olarak Sabah'tan Tuba Kalçık'ın sorularını yanıtladı. 

Kural, "Evde vaktiniz nasıl geçiyor?" sorusuna "Vaktimizin çoğunu Fikret alıyor. O bizim peşimizden koşturacağına sürekli biz onun peşindeyiz. Bu dönemde sokak hayvanlarını da unutmayalım. Mümkünse kapımızın önüne mama, su koyalım. Herkes gibi haberleri izliyoruz, biraz sosyal medya, biraz kitap, biraz film derken vakit geçiyor. Bir de artık her şartta spor yapılabileceğini biliyoruz" yanıtını verdi.

Sohbetin devamında Kalçık'ın yönelttiği sorular ve Kural'ın bunlara verdiği yanıtlar şöyle:

- Bu süreçte sağlık çalışanları en ön cephede mücadele ediyor. Onlar için ne söyleyeceksiniz?

Onlar için ne yapsak az... Kendi canlarını hiçe sayarak, bu salgın illetinden bütün toplumu koruyup, hepimiz için inanılmaz mücadeleler veriyorlar. Bizler evimizde huzur içinde oturup, sevdiklerimizle güvenli bir ortamda yaşarken, onlar gece-gündüz insanlık için tarih yazıyorlar. Sosyal medyadan ve basından hikayelerini izlerken gözlerim doluyor. Biz sevdiklerimize sağlıklı bir şekilde sarılalım diye çocuklarına, eşlerine ve sevdiklerine sarılamıyorlar. Onlara hasret bir şekilde kendilerini işlerine adamış durumdalar. Doktorundan hemşiresine, hasta bakıcısından güvenliğine kadar bir sağlık ordusu gibi bu virüsle savaşıyorlar. Onlara dua etmekten ve hayatlarını kolaylaştırmaktan başka bir şey yapamıyoruz. Ama her seferinde minnettarlığımızı göstermeli ve onların bu emeğini el üstünde tutmalı, gereken değeri vermeliyiz. Hatta geçen gün şunu düşündüm; bu salgın bittiğinde bizden sonraki kuşakların da onların verdiği bu mücadeleyi bilmelerini ve hatırlamalarını sağlayalım. Birçok sağlık çalışanı bu mücadelede hayatını kaybetti. Onlara saygımızı ve minnettarlığımızı göstermek için büyük kentlerimizin en büyük meydanlarına kaybettiklerimizin isimlerini tek tek altına yazdığımız Mücadele Eden Sağlık Çalışanı anıtı yapıp koyalım. Allah onlardan razı olsun, hayatını kaybedenlere de Allah rahmet eylesin. İyi ki varlar...

- Salgın Amerika ve Avrupa'daki sağlık sistemindeki aksaklıkları da daha yakından görmemizi sağladı. Ülkemizin sağlık alanındaki çalışmalarını nasıl buluyorsunuz?

Aslına bakarsanız dünya bu tip bir salgına hazırlıksız yakalandı. Ülkeler, olabildiğince hızlı tedbirler almaya çalıştı. Duyduğum kadarıyla, özellikle sağlık hizmetinin özel ve ücretli verildiği ülkelerde insanlar için sağlık hizmetine erişmek her anlamda zorlaşmış. Yoğun bakım üniteleri ve solunum cihazları darboğaza girmiş. Bu salgının hızlı yayılmasının bir etkisi olarak eğer sosyal izolasyonu sağlayamazsanız, hastanelerin yükü bir anda artıyor. Gelişmiş Avrupa ülkeleri bile sağlık sisteminin çökme riski ile karşı karşıya kaldı. Virüs, gelişmişlik dinlemiyor. Virüsün yayılım hızı bütün sağlık sistemlerini etkiliyor. Burada bizim ülkemizin avantajı, sağlık hizmetinin ücretsiz olması... Alınan tedbirlerin de sağlık sisteminde bir yük oluşturmamış olmasının olumlu etkisini görüyoruz. Tabii bu konuyu da bilim insanlarının değerlendirmesi daha doğru olur yine de. Ama millet olarak, bizde dayanışma daha fazla... Son günlerde gördük, şirketlerimiz ortak bir şekilde solunum cihazı ürettiler. Sağlık Bakanımız Dr. Fahrettin Koca'nın, gerek Bilim Kurulu ile yürüttüğü çalışmalar, gerekse bilgilendirme aşamalarında süreci çok iyi yönettiğini düşünüyorum. Ayrıca bizim doktorlarımız, hocalarımız ve sağlık çalışanlarımız daha yürekten ve sistemli mücadele ediyorlar.

Oyuncu Ahmet Kural, tüm dünya ile birlikte Türkiye'yi de etkisi altına alan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının etkileriyle ilgili olarak Sabah'tan Tuba Kalçık'ın sorularını yanıtladı. 

Kural, "Evde vaktiniz nasıl geçiyor?" sorusuna "Vaktimizin çoğunu Fikret alıyor. O bizim peşimizden koşturacağına sürekli biz onun peşindeyiz. Bu dönemde sokak hayvanlarını da unutmayalım. Mümkünse kapımızın önüne mama, su koyalım. Herkes gibi haberleri izliyoruz, biraz sosyal medya, biraz kitap, biraz film derken vakit geçiyor. Bir de artık her şartta spor yapılabileceğini biliyoruz" yanıtını verdi.

Sohbetin devamında Kalçık'ın yönelttiği sorular ve Kural'ın bunlara verdiği yanıtlar şöyle:

- Bu süreçte sağlık çalışanları en ön cephede mücadele ediyor. Onlar için ne söyleyeceksiniz?

Onlar için ne yapsak az... Kendi canlarını hiçe sayarak, bu salgın illetinden bütün toplumu koruyup, hepimiz için inanılmaz mücadeleler veriyorlar. Bizler evimizde huzur içinde oturup, sevdiklerimizle güvenli bir ortamda yaşarken, onlar gece-gündüz insanlık için tarih yazıyorlar. Sosyal medyadan ve basından hikayelerini izlerken gözlerim doluyor. Biz sevdiklerimize sağlıklı bir şekilde sarılalım diye çocuklarına, eşlerine ve sevdiklerine sarılamıyorlar. Onlara hasret bir şekilde kendilerini işlerine adamış durumdalar. Doktorundan hemşiresine, hasta bakıcısından güvenliğine kadar bir sağlık ordusu gibi bu virüsle savaşıyorlar. Onlara dua etmekten ve hayatlarını kolaylaştırmaktan başka bir şey yapamıyoruz. Ama her seferinde minnettarlığımızı göstermeli ve onların bu emeğini el üstünde tutmalı, gereken değeri vermeliyiz. Hatta geçen gün şunu düşündüm; bu salgın bittiğinde bizden sonraki kuşakların da onların verdiği bu mücadeleyi bilmelerini ve hatırlamalarını sağlayalım. Birçok sağlık çalışanı bu mücadelede hayatını kaybetti. Onlara saygımızı ve minnettarlığımızı göstermek için büyük kentlerimizin en büyük meydanlarına kaybettiklerimizin isimlerini tek tek altına yazdığımız Mücadele Eden Sağlık Çalışanı anıtı yapıp koyalım. Allah onlardan razı olsun, hayatını kaybedenlere de Allah rahmet eylesin. İyi ki varlar...

- Salgın Amerika ve Avrupa'daki sağlık sistemindeki aksaklıkları da daha yakından görmemizi sağladı. Ülkemizin sağlık alanındaki çalışmalarını nasıl buluyorsunuz?

Aslına bakarsanız dünya bu tip bir salgına hazırlıksız yakalandı. Ülkeler, olabildiğince hızlı tedbirler almaya çalıştı. Duyduğum kadarıyla, özellikle sağlık hizmetinin özel ve ücretli verildiği ülkelerde insanlar için sağlık hizmetine erişmek her anlamda zorlaşmış. Yoğun bakım üniteleri ve solunum cihazları darboğaza girmiş. Bu salgının hızlı yayılmasının bir etkisi olarak eğer sosyal izolasyonu sağlayamazsanız, hastanelerin yükü bir anda artıyor. Gelişmiş Avrupa ülkeleri bile sağlık sisteminin çökme riski ile karşı karşıya kaldı. Virüs, gelişmişlik dinlemiyor. Virüsün yayılım hızı bütün sağlık sistemlerini etkiliyor. Burada bizim ülkemizin avantajı, sağlık hizmetinin ücretsiz olması... Alınan tedbirlerin de sağlık sisteminde bir yük oluşturmamış olmasının olumlu etkisini görüyoruz. Tabii bu konuyu da bilim insanlarının değerlendirmesi daha doğru olur yine de. Ama millet olarak, bizde dayanışma daha fazla... Son günlerde gördük, şirketlerimiz ortak bir şekilde solunum cihazı ürettiler. Sağlık Bakanımız Dr. Fahrettin Koca'nın, gerek Bilim Kurulu ile yürüttüğü çalışmalar, gerekse bilgilendirme aşamalarında süreci çok iyi yönettiğini düşünüyorum. Ayrıca bizim doktorlarımız, hocalarımız ve sağlık çalışanlarımız daha yürekten ve sistemli mücadele ediyorlar.

Yorumlar (0)
13°
açık
banner202