“Bir Tutam ALAMUT Çiçeği”

Koronavirüs hastalığıyla (COVID-19) ön safhada mücadele eden tüm sağlık çalışanlarının, bu mücadelede sanattan güç almalarına da tanık olundu.

KÜLTÜR-SANAT 03.12.2020, 12:25 ecem ata
“Bir Tutam ALAMUT Çiçeği”

Sağlık alanında uzun yıllardır
İzmir’de çalışan Doktor Hasan Kulakoğlu da bu kapsamda “Alamutlu Veli Ağa-Bir Kanaat
Önderi” adlı öykü kitabını okurlarla buluşturdu. Hasan Kulakoğlu, Temren Yayınları
tarafından yayınlanan kitabında; dedesinin babası Veli Ağa olarak bilinen büyük dedesinin
yaşadığı Aydın, Nazilli, Alamut Köyü’nün, Cumhuriyetin kuruluşu ile aynı ana denk sürecini
anlattı. Hasan Kulakoğlu, bu konuda anlatılan öykülerin, yazıların hâlâ yeterli olmadığına
dikkat çekerek şunları söyledi: “Bin yıl göçebe yaşayan toplulukların yerleşik hayata geçiş
süreci hiç de kolay olmamış. Aydınoğulları ve Menteşeoğullarından bu yana güney Ege’nin
dağlarında gezen Yörük Türkmen obalarından, cumhuriyetin ilk yıllarında gezdikleri bu
dağlardan denizlere karışan ışıl ışıl dereler gibi neşeli sesler gelmekteydi. Çünkü bu dağlarda
binlerce Türkmen, Yörük, göçebe, hakiki köylü olmaya hazırlanıyor, yerleşik hayata geçmek
istiyordu. İşte o obalardan birisi olan Madran Dağı’ndaki Tahtacı Türkmen topluluğu hem
efelerin kızanı olmaları sebebiyle hem de Kurtuluş Savaşı’nda etkin rol oynamaları nedeniyle
büyük dedem Veli Ağa önderliğinde, bu heyecanı yaşıyordu.”


Doktor Hasan Kulakoğlu kitabında bu heyecanı dokuz öykü ile anlatırken önder ve
kurucuların çok olduğu bu çağda yer alan Veli Ağa dedesinin coşkusunu ve değişime inanan
karakterini anlattı. Dokümantasyon çalışmasına katkısı olan ve Veli Ağa ile 70’li yıllarda Ege
Ekspres Gazetesi için röportaj yapan Türkiye Rehberi, Gazeteci, Yazar Prof. Dr. Şadan
Gökovalı’nın, kitabın arka kapağı için yazdığı ‘Bir Tutam ALAMUT Çiçeği’ başlıklı
yazısıysa şöyle:


“Aydınlık Karya’nın aydın insanlar köyü Alamut’u gördüm. Oranın gerçek kanaat önderi
Veli Ağa’yı tanıdım; orada gerçekleştirilen mini toprak reformunun öyküsünü dinledim.
Böylece bir önderin, çevresini nasıl değiştirebileceğini öğrendim. Oradan izlenimlerim,
üniversitede doktora öğrenimine malzeme oldu. 50 yıl öncenin izlenimleri belleğimin
mermerine kazılı.


Yarım yüzyıl sonra bir muştu geldi: Veli Ağa’nın torunu Hasan Kulakoğlu doktor olmuş;
asıl mesleğine yazarlığı eklemiş. Bir kucak kır çiçeği gibi yazdığı öyküleri getirdi bana.
Yazıların eleştirisine girmeyeceğim. Önemli olan, iyi tohumun iyi ürün verebileceğine tanık
olmak. Kaldı ki; görünen köy kılavuz istemez; dolayısıyla ben Veli Ağa’nın torununun
yazdıklarıyla aranızdan çekiliyorum. Parmakların yorulmaz bilmesin Alamut çocuğu Dr.
Hasan Kulakoğlu...”

Yorumlar (0)
37°
açık
banner202