O bakım merkezine başka bir engelli ailesinden suç duyurusu

İzmir'de özel bakım merkezinde engelli bireye uygulanan şiddet görüntüleri gündeme otururken, başka bir ailenin de engelli Sabiha Aksoy'un bakımsızlıktan hayatını kaybettiği iddiasıyla aynı merkez hakkında suç duyurusunda bulunduğu ortaya çıktı.İzmir'in Gaziemir ilçesinde bu.

GÜNDEM 26.02.2021, 09:41
O bakım merkezine başka bir engelli ailesinden suç duyurusu

İzmir'de özel bakım merkezinde engelli bireye uygulanan şiddet görüntüleri gündeme otururken, başka bir ailenin de engelli Sabiha Aksoy'un bakımsızlıktan hayatını kaybettiği iddiasıyla aynı merkez hakkında suç duyurusunda bulunduğu ortaya çıktı.


İzmir'in Gaziemir ilçesinde bulunan özel bir engelli bakım merkezinde, 25 yaşındaki engelli A.B.T.'ye darp görüntüleri ortaya çıktı. Yaşanan dehşet anları cep telefonu kamerasıyla görüntülenirken, olayla ilgili gözaltına alınan 3 şüpheliden 2'si tutuklandı. Görüntülerin ardından, başka bir engelli bireyin ailesinin aynı kurum hakkında suç duyurusunda bulunduğu ortaya çıktı. 2019 yılının haziran ayında, serebral palsi hastası kardeşini söz konusu bakım merkezine yatırdıklarını, kardeşi Sabiha Aksoy'un (26) 2019 yılının temmuz ayında bakımsızlıktan dolayı vefat ettiğini iddia eden Mehmet Aksoy, olay hakkında yine temmuz ayında suç duyurusunda bulunduklarını, aynı zamanda kurum hakkında maddi ve manevi tazminat davası açtıklarını ifade etti. A.B.T.'nin uğradığı darp görüntülerini görünce ailece büyük bir üzüntü yaşadıklarını aktaran Aksoy, "Üzüntüden hiç uyuyamadık. O arkadaşımızın darp edildiği odayı ben görmüştüm. Bir an, ‘acaba biz yokken kardeşime de mi bunu yaptılar?' diye düşündüm" dedi.



"Bize ‘doğru yerdesiniz' dediler"


Serebral palsi hastalığı nedeniyle engeli bulunan kardeşine yıllarca evde baktıklarını dile getiren Aksoy, “Kardeşim 2 sene önce akciğer sönmesi nedeniyle hastanede 45 gün tedavi gördü. Taburcu edilirken, kardeşimin profesyonel bakıma ihtiyacı olduğu ve bakım merkezine yönlendirmemiz gerektiği söylendi. Biz de o özel bakım merkezi bulduk. Bizzat merkeze gidip kardeşimin özel bakıma ihtiyacı olduğunu belirttim. Yetkililer ise doğru yerde olduğumuzu, personelin çok tecrübeli olduğunu söyleyerek kardeşime çok iyi bakacaklarını ifade etti. Hatta burundan beslenen kardeşimi, yemek yiyecek konuma bile getireceklerini belirttiler. Ailemizin ortak kararı ile kardeşimi bakım evine yatırdık” diye konuştu.



“Doktorlar ‘Bu çocuk aç mı kalmış?' diye sordu”


Merkeze yatırılan kardeşini sık sık ziyaret ettiklerini belirten Aksoy, zaman geçtikçe bazı şüphelerin oluşmaya başladığını söyledi. Aksoy, şöyle devam etti: “Ziyarete gittiğimizde bizi hemen onun yanına almıyorlardı. Yarım saat bekledikten sonra içeri girebiliyorduk. Ne zaman gitsek mama torbasında su takılı olduğunu görüyorduk. Bunu söylediğimizde de zaten mama verdiklerini, suya da ihtiyacı olduğunu söylüyorlardı. Ayrıca kardeşimin gözünde enfeksiyon oluşmuştu. Doktora götürmeleri gerektiğini söyledik, halledeceklerini belirttiler. Bir gün yine ziyarete gittiğimde kardeşimi haber vermeden hastaneye kaldırdıklarını öğrendim. Hemen hastaneye gittim. Ateşlenmiş ve tansiyonu düşmüş. Hatta taburcu olduktan sonra kendi aracımla kuruma geri getirdim. Bir hafta sonra bana kurum yetkilisinden kardeşimin hastanede olduğuna dair mesaj geldi. Kardeşim hipoglisemiden, yani açlık şekerinin düşmesinden dolayı hastaneye yatırılmış. Ciddi yatak yaraları oluşmuş ve bu da sepsise neden olmuş. Kardeşimi yoğun bakıma aldılar. Gözleri de açılmayacak şekilde iltihaplanmış. Doktorlar, ‘Bu çocuk aç mı kalmış, bu çocuğa bakılmadı mı?' diye sordular. Zaten kardeşim hastaneye yatırıldıktan 9 gün sonra vefat etti. Kardeşim vefat ettikten sonra kurum yetkilileri telefonlarımızı açmadı, başsağlığı da dilemediler. Kardeşim yoğun bakımdayken bile gidip onu görmediler, eksiklerini sormadılar.”



“Acaba biz yokken kardeşime de mi bunu yaptılar?”


A.B.T.'ye darp görüntülerini gördükten sonra büyük bir üzüntü yaşadıklarını ifade eden Aksoy, “Merkezde bir engelli kardeşimizin darp edildiği görüntülerini gördük. Üzüntüden hiç uyuyamadık. O arkadaşımızın darp edildiği odayı ben görmüştüm. Bir an, ‘acaba biz yokken kardeşime de mi bunu yaptılar?' diye düşündüm. Üzüntüden hepimiz kahrolduk. Görüntüleri görünce o günleri tekrar yaşadık. Bu vicdansız insanlar, masum çocukların üzerinden ellerini çeksin. Bu işi ticaret dökmesinler. Biz olay hakkında taksirle adam öldürme suçundan suç duyurusunda bulunduk. Kovuşturmaya yer verilmeyince bu karara itiraz ettik. Ardından kovuşturma gerektiğine dair yeniden soruşturma açıldı. Maddi ve manevi tazminat davası açtık. Dosya şu an bilirkişi aşamasında. Davanın sonuna kadar arkasındayım. Eğer tazminat davasını kazanırsak, elde edeceğimiz parayı engelli kardeşlerimiz için kullanacağız. Adalete güveniyoruz. Şiddete uğrayan kardeşimizin ailesi ile de görüşme halindeyiz. Ortak hareket edeceğiz. Onlar da bizim gibi acılı ama şükürler olsun ki o kardeşimiz hayatta. Şimdi donanımlı bir bakım merkezinde” sözlerine yer verdi.

Yorumlar (0)
açık
banner202