Prof. Dr. Yüncü, “Çocukların teknolojiyi doğru biçimde kullanmayı öğrenmeleri gerekiyor”

*Prof. Dr. Zeki Yüncü, “Teknoloji bizim hayatımızın bir gerçeği, çocukların bu teknolojiyi doğru bir biçimde kullanmayı öğrenmeleri gerek. Sınırsız oyunlar oynanmamalı, aileler çocuklarının neler yaptıklarını mutlaka bilmeli ve denetlemeliler. Eğer çocuk kontrol altında tutulmaz ve gerekli sınırlamalar getirilmezse teknolojiyi suiistimal edecek kişiler çocuğu kullanırlar” dedi.

EĞİTİM 24.01.2020, 10:01 26.01.2020, 12:29 Buse Erdil
Prof. Dr. Yüncü, “Çocukların teknolojiyi doğru biçimde kullanmayı öğrenmeleri gerekiyor”

Teknoloji ve internet bağımlılığı hakkında bilgiler veren Ege Üniversitesi Madde Bağımlılığı, Toksikoloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü Müdürü aynı zamanda Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeki Yüncü teknoloji ve internet bağımlılığını hakkında bilgilendirmede bulundu. Prof. Dr. Zeki Yüncü, “İnsanların sohbet etmeye, iletişim kurmaya ihtiyaçları var. Henüz hiçbir uygulama birebir temastan daha etkili değil. Dolayısıyla insani ilişkileri ön plana çıkartarak hayatımızı kurgulamalıyız” dedi.

İnternetin hayata girmesiyle teknoloji bağımlılığı kavramı ortaya çıktı. Kişilerin teknoloji kullanımı üzerinde kontrolünün kaybolması ve teknolojiyi ölçüsüz kullanması çok ciddi zararlara sebep oluyor.  İnternet ve teknoloji bağımlılığı diğer bağımlılıklarda olduğu gibi kişinin bağımlısı olduğu teknolojik ürüne ulaşamadığında ortaya çıkan yoksunluk olarak biliniyor.  Teknoloji bağımlılığı kavramını yorumlayan Prof. Dr. Zeki Yüncü, “Teknoloji bağımlılığı konusunda evrensel tanı kriterleri bize eğer bir kişinin herhangi bir uğraşından dolayı günlük aktiviteleri, iş yaşamı, okul hayatı,  aile ve arkadaş ilişkileri etkilenmeye başlıyorsa orada bir sorun var demektir. Bu sorunun adını tartışmak gerekir. Bir tanıyı bir ihtiyaçtan yola çıkarak tanımlamak gerekir. Bu noktada teknoloji bağımlılığı dediğimiz durumu en kolay şekliyle teknolojik aletlerin kullanımına bağlı olarak kişinin gündelik aktivitelerini yerine getirememesi şeklinde tanımlanabilir” diye konuştu.

“Biz neye teknoloji bağımlılığı diyeceğiz”

Prof. Dr. Yüncü, “Dünya Sağlık Örgütü ICD 11 tanı sınıflandırmasında teknoloji bağımlılığını bir psikiyatrik bozukluk olarak kabul etmiştir. Her ne kadar bu tanı sistemleri eleştirilse de çözüm yolu arayışında ve risk analizinde bir gerekliliktir” dedi.

Teknoloji bağımlılığı veya internet bağımlılığının tanı sisteminde üç dört sene öncesine kadar tartışılmadığını belirten Prof. Dr. Yüncü, “Amerikan Psikiyatri Derneği’nin tanı sisteminde hala öneriler safhasındayken Dünya Sağlık Örgütü’nün hastalık birimi içerisinde ‘teknolojik bağımlılık’ adında bir kategori oluşturuldu. Bu gelişme ışığında böyle bir tanımlamanın olup olmadığına ilişkin tartışmayı geride bıraktık. Ancak tanı koyma aşamasında sorunu saptamaya yönelik risk analizi yaparak birtakım tanısal kategorilere başvurmak gerekiyor. Bu tanıları koymak, bağımlılığı nesnel olarak değerlendirmemize, bazı kural ve şartları koymamıza yardımcı oluyor. Tanı kategorisini var olan bir durumun tespiti olarak tanımlamak gerekir” dedi.

Teknolojinin insan hayatındaki yerine ilişkin Prof. Dr. Yüncü, “Önemli olan şey teknolojinin bizi ele geçirmesi düşüncesi değil, bizim kendi hayatımızı kolaylaştırmak için bilgisayar ve bazı teknolojik aletleri nasıl kullanacağımız. Örneğin, mobil işletim sistemi kullanarak yaptığımız işlemlerle kısa sürede işlerimizi tamamlayabiliyoruz. Bu tür kolaylıklardan vazgeçebilmemiz mümkün değil, dolayısıyla teknolojiyi bizim hizmetimizde olmalı. Bu noktada teknoloji bağımlılığından bahsetmek yerine teknolojinin yararlı olduğu konusundan bahsetmemiz gerekir. Teknolojiyi kendimize uygun şekilde kullanmalıyız ve donanımımızı arttırmalıyız. Öte yandan bizim hayatımızdan zaman çalan uygulamalarla başa çıkmanın yollarını öğrenmeliyiz. Yani uygulamaların kullanıcıları biz olmalıyız eğer uygulamaların kullanılanı olursak o noktada bağımlılıktan söz edebiliriz. Formatımızı bilgisayar teknolojisinde uygun ve yerinde kullanma noktasında güncelleyerek gerekirse destekleyerek yapılandırmalıyız” açıklamalarında bulundu.

“Teknolojinin bizim elimizde olması gerekir”

Bireylerin teknolojiyle iç içe yaşamasını değerlendiren Prof. Dr. Yüncü, “İnsanların sohbet etmeye, iletişim kurmaya ihtiyaçları var. Henüz hiçbir uygulama birebir temastan daha etkili değil, daha fazla iletişim becerisini arttırmıyor. Dolayısıyla insani ilişkileri ön plana çıkartarak hayatımızı kurgulamalıyız. Bilgisayar uygulamalarını yazan kişiler bu ihtiyaçların farkındalar. O nedenle çok sayıda sohbet uygulamaları üretiliyor. Büyük olasılıkla bilgisayar uygulamaları bu ihtiyaca göre şekilleniyor. Ancak uygulamalar insanların birtakım ihtiyaçları tespit edip onlara ürün sunuyorlar, Hayatın içindeki durumların simülasyonunu yapıyorlar. Dolayısıyla biz o simülasyonların içerisinden kendimizi çıkartıp gerçek hayatta var olabilirsek o zaman bilgisayar teknolojisinin kullanımı bizim elimize geçmiş olacaktır.  Yani teknolojiyi yasaklamak doğru değildir teknolojinin bizim elimizde olması gerekir” dedi.

Çocukların çok erken yaşta teknolojik aletler tanışması sorununa da değinen Prof. Dr. Yüncü, “Çocuk erken yaşta teknolojiyle tanışsa bile somut soyut ayrımı yapamadığı için sanal dünya ile gerçek dünya arasındaki farkı göremiyor. Bilgisayar teknolojisinde de böyle bir durum var, orada oyun oynayan çocuk oyunun kendisinin bir parçası olduğunu düşünüyor ve gerçekmiş gibi algılıyor. Bu oyunun içerisinde de çocuk var olmaya başlıyor, gerçek dünya ile olan bağlantısını koparıp sanalda mutlu oluyor. Çocuk erken yaşta bilgisayar kullanmalı ama amacı kullanım amacı iyi belirlenmelidir. Savaş oyunları yerine çocuk gelişimine katkıda bulunan ürünler, dikkat becerilerini, bilgilerini arttıran uygulamalar tercih edilmeli ve oyunların yerine gündelik hayata sokulmalıdır” dedi.

“Teknoloji hayatımızın gerçeği”

Prof. Dr. Yüncü, “Çocukları bilgisayar kullanımı ve yararı konusunda yerinde, kararlı ve usule uygun olarak eğitimlerle desteklenmek gerekir. Herkesin bilgisayarı, teknolojiyi kullanma amacı ve sıklığı aynı değil sonuçta sorunun ne olduğunun kişiye göre tanımlanması gerekir. Eğer bu tanımlama yapılmadan teknolojiden sınırlamalar- kısıtlamalar uygulanırsa kafamızı kuma gömmüş oluruz, bu da gerçekçi olmaz” dedi. 

Ailelere tavsiyelerde bulunan Prof. Dr. Zeki Yüncü, “Teknoloji bizim hayatımızın bir gerçeği, çocukların bu teknolojiyi doğru bir biçimde kullanmayı öğrenmeleri gerek. Sınırsız oyunlar oynanmamalı, aileler çocuklarının neler yaptıklarını mutlaka bilmeli ve denetlemeliler. Eğer çocuk kontrol altında tutulmaz ve gerekli sınırlamalar getirilmezse teknolojiyi suiistimal edecek kişiler çocuğu kullanırlar” diye konuştu.

Yorumlar (0)
18°
açık
banner202